VI. İstanbul Karbon Zirvesi: Karbon Yönetimi, Karbon Teknolojileri ve Karbon Ticareti
İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi, 9 Nisan 2019

‘Dünya Çevre Günü’nün bu yıl ki teması ‘hava kirliliği’. Dünya nüfusunun yüzde 91’inin temiz hava soluyamadığını ve bunun sorumlusunun insanoğlu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, hava kirliliğine karşı yapabileceklerimizi anlattı…

İsveç’in Stokholm kentinde 1972 yılında yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan kararla 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kutlanıyor. Dünya Çevre Günü’ne ilişkin bilgi veren Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, “Kullandığımız mobilyalar, döşemeler, aseton hatta saç spreyi bile hava kirliliğine yol açıyor. Bu yüzden Çin Halk Cumhuriyeti ev sahipliğinde 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün ana teması hava kirliliği olarak kabul edildi” dedi.

Temel hava kirleticiler; karbon monoksit, azot oksit, kükürt dioksit, hidrokarbonlar ve uçucu organik bileşikleri, tozların taşıdığını belirten Karaosmanoğlu şöyle devam etti: “Esas suçlu insandır. Isıtırken, pişirirken, tarımda, endüstride, ulaşımda ve atıklarla havamızı kirleterek zararlı solunabilir maddelerin tehdidi ile yaşarken iklim değişimine etki ederiz. Dünya Sağlık Örgütü’nün üzücü rakamları var. 2016 yılında kirli hava yaklaşık 7 milyon ölüme sebep oldu. Avrupa’da 2016 yılında 556 bin yeni doğan ölümü bu yüzden yaşandı. Dünya nüfusunun yüzde 91’i temiz hava soluyamıyor. İç ortam hava kirliliği yılda 700 çocuk hayatına neden oluyor. Hava kirliliğinden yılda 7 milyonun üzerinde ölüm yaşanıyor yani her dokuz ölümden birinin sorumlusu. Temiz hava solumazsak direncimizin düşer, ciddi solunum, göz, kalp, kanser hastalıkları doğabilir” dedi.

Gıdaya da tehdit

Ölümcül hava kirliliğinin her zaman görünmediğini söyleyen Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, “Saç teli çapından küçük partiküller bizi etkiler. Hava kirliliği görünmeyen katil olarak akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 29’una, akciğer hastalıklarının yüzde 45’ine, inme hastalığını yüzde 24’üne, kalp hastalıklarının yüzde 25’ine sebep olmakta. Ozon kökenli hava kirliliği milyonlarca ton tarımsal ürünün yitirilmesine neden olarak gıda güvenliğine etki eder” diye konuştu.

Haberin Bağlantıları